AŞK 101 X MQ


90’lar Türkiyesi’nde birbirlerinde aşkı ve dostluğu keşfeden 5 farklı lise öğrencisini konu alan Aşk 101, 2. ve son sezonuyla geçtiğimiz hafta Netflix’te yayınlandı. Dengelerin tamamen değiştiği ve her karakterin geçmişiyle yüzleşerek bir seçim yapmak zorunda kaldığı dizinin başarılı oyuncularıyla aşk ve hayat üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.


Selahattin Paşalı

1. Aşk 101 final sezonunu hangi 3 kelime ile tanımlardın?


S: İsyan, büyük buluşma, arkadaşlık.


2. Dizideki hangi karakterin gerçek hayatta da lise arkadaşınız olmasını isterdin?


S: Sinan.



3. Seni en iyi anlatan 90’lar şarkısı hangisi?


S: Emel Müftüoğlu - Gel Günaha Girelim.


4. Sence ‘Aşk 101’ dersini hangi karakter başarıyla tamamladı? Peki ya sen gerçek hayatınıda bu dersten geçebildin mi?


S: Başarı göreceli bir kavram ancak bence hepsi dersi geçti. Aşka kendilerini açma cesareti gösterdiler ve beraberinde eşsiz deneyimler yaşadılar. Kendi adıma dersi geçip geçmediğimi bilmiyorum. Sadece tecrübelendiğimi biliyorum.


5. Aşk 101 setlerine dair en çok özleyeceğiniz şeylerden ve en keyif aldığınız anlardan biraz bahsedebilir misiniz?


S: Tartışmasız arkadaşlarımı özleyeceğim. Karavan sohbetlerini. Birbirimize iyi gelmemizi. Birbirimize sahip çıkmamızı. Zaten bu işin bana kattığı en güzel şeylerden biri de oyuncu arkadaşlarım.


6. Dizide her karakterin ayrı ayrı geçmişi ile hesaplaşmak zorunda kaldığını görüyoruz. Peki geçmişi geçmişte bırakanlardan mısınız yoksa geçmişte yaşamaya devam edenlerden misiniz?


S: Bu kişinin yapısıyla ve yaşla değişen bir şey sanırım. Yaş aldıkça yaşananlardan ders alıp önünüze bakmayı ve durumu lehinize çevirmeyi öğreniyorsunuz. 20’li yaşlarımın başında üzüldüğüm şeyleri taşırdım kendimle, belki melankoli sevdamdan da olabilir. Ama sanırım artık bundan ne ders çıkarmalıyım, bunu neden yaşadım gibi soruları beynimin sentezinden geçirip yoluma devam etmeye çalışıyorum.


7. Lisedeki haliniz ile dertleşme imkanınıza olsaydı ne gibi konulardan dert yanardınız ve onu nasıl teselli ederdiniz?


S: İstanbul’da yatılı kalıyordum o yaşlarda. Zayıf gözükürüm diye ailemi özlediğimi kimseyle konuşamazdım. Bu konuda dertleşirdim. Bir de naif ve kırılgan bir çocuktum. Kimseye hayır diyemez, laf gelmesin diye kendimden taviz verirdim. Bu konularla da ilgili dertleşmek isterdim.


8. Osman ilk sezonda herkesi zekasına ve organizasyoncu kişiliğine hayran bıraktı. Peki Selahattin bu Aşk 101 serüveni boyunca Osman’dan neler öğrendi?


S: Sanırım Osman ile ilgili en hayran kaldığım şey; problem çözme yeteneği. Hep çözüm odaklı, pragmatik düşünüyor. Kaybetmekten korkmuyor. Kaybetse de başka bir yol buluyor. Kişiselleştirmiyor, detaylarda boğulmuyor sadece çıkış noktası arıyor ve buluyor. Kendi hayatımda tıkandığım noktalarda acaba Osman buradan nasıl çıkardı diye kendime sormalıyım.



Ece Yüksel

1. Aşk 101 final sezonunu hangi 3 kelime ile tanımlardınız?


E: Sürükleyici, nostaljik, samimi.


2. Dizideki hangi karakterin gerçek hayatta da lise arkadaşınız olmasını isterdin?


E: Osman.


3. Seni en iyi anlatan 90’lar şarkısı hangisi?


E: Tarkan - Kış Güneşi.


4. Sence ‘Aşk 101’ dersini hangi karakter başarıyla tamamladı? Peki ya sen gerçek hayatınıda bu dersten geçebildin mi?


E: Aslında her karakter bence çok şey öğrendi. Belki hiçbiri ne kadar çok şey öğrendiğini o yıllarda anlayamadı ama zamanla hepsi birbirlerini ne denli geliştirdiklerini anladılar. O yüzden tek kişinin bu dersi geçip diğerlerinin kaldığını söylersem haksızlık etmiş olurum. Bu yaşlar kendini tanıma, hayatı tanımlama gibi süreçleri barındırdığı için tüm karakterler bu soruları yanıtlarken birbirlerinden beslendiler diyebilirim. Hepsi bir diğerinin eksiğini tamamladı ve bu süreci olabildiğince birbirlerine kenetlenerek atlattılar. Benim hayatımda da böyle oldu diyebilirim tabii. Lisede “Aşk 101” karakterleri kadar bir çevrem olmasa da ben de benzer süreçleri yaşadım ve aslında geri dönüp baktığımda sanki bu dersi başarıyla geçtim gibi.


5. Aşk 101 setlerine dair en çok özleyeceğiniz şeylerden ve en keyif aldığınız anlardan biraz bahsedebilir misiniz?


E: Hepimizin sette olduğu günleri çok özleyeceğim kesinlikle. Sahne aralarında birlikte geçirdiğimiz eğlenceli anları, öğlen birlikte yediğimiz yemekleri, sabahları birlikte hazırlık karavanında hazırlanmamızı, hep bir gülümsemeyle hatırlayacağım. Bir de tabii ki sahnede birlikte rol almayı özleyeceğim.


6. Dizide her karakterin ayrı ayrı geçmişi ile hesaplaşmak zorunda kaldığını görüyoruz. Peki geçmişi geçmişte bırakanlardan mısınız yoksa geçmişte yaşamaya devam edenlerden misiniz?


E: Geçmişi geçmişte bırakıp geleceğe bakmaya çalışırım aslında ama bazen geçmişe takıldığım da olur.


7. Lisedeki haliniz ile dertleşme imkanınıza olsaydı ne gibi konulardan dert yanardınız ve onu nasıl teselli ederdiniz?


E: Büyük ihtimalle liseden ne kadar sıkıldığını, kendini özgür hissetmediğini ve istemediği bir kalıp içinde kendini var etmeye çalıştığını anlatırdı. Şimdiki bense; ”Liseden sonrası çok güzel olacak, sık dişini, her şeyin karşılığını alacaksın ve ayrıca gözünde büyüttüğün şeyler hiç de büyütülecek şeyler değil sen hayattan keyif al derdim.”


8. Aşk 101’i dışarıdan bir göz olarak izlemek ile ekipten biri olarak izlemek arasında ne gibi farklar var? Setteki ilk gününden bize biraz bahsedebilir misin?


E: Tabii ki içinde bulunduğunuz bir işi izlemek çok özel oluyor. Çekilen her sahnenin bir anısı oluyor bizlerde ve izlerken de bunları hatırlayarak izlemek çok özel bence. İlk sezonu çok beğenerek izlemiştim ama bu sezonu izlemek çok daha heyecan vericiydi benim için. Setteki ilk günümde dizide Elif'i ilk gördüğümüz sahneyi çektik ve Elif'in yolculuğu başlamış oldu. Gergin ve heyecanlıydım. Şanslıyım ki çektiğimiz sahneler okula yeni gelen bir öğrencinin hisleriyle örtüşüyordu. Ekiple kaynaştıkça gün içerisinde gerginliğim azaldı ve süreç içerisinde kendini keyfe bıraktı. Ekip arkadaşlarım oldukça pozitif ve enerjiktiler, o yüzden de kolayca dahil oldum onlara. Geri kalan çekim günlerinde de eğlenerek çekmeye devam ettik.


Kubilay Aka

1. Aşk 101 final sezonunu hangi 3 kelime ile tanımlardın?


K: Gözyaşı, isyan, huzur.


2. Dizideki hangi karakterin gerçek hayatta da lise arkadaşınız olmasını isterdin?


K: Kemal Hoca.




3. Seni en iyi anlatan 90’lar şarkısı hangisi?


K: Beni ifade ediyor mu bilmiyorum ama Mansur Ark - Maalesef şarkısına çok başka bir sempatim var. Çalınca mutlu oluyorum ilginç bir şekilde.


4. Sence ‘Aşk 101’ dersini hangi karakter başarıyla tamamladı? Peki ya sen gerçek hayatınıda bu dersten geçebildin mi?


K: Sinan ve Işık. Daha hayatın çok başındayız.


5. Aşk 101 setlerine dair en çok özleyeceğiniz şeylerden ve en keyif aldığınız anlardan biraz bahsedebilir misiniz?


K: Karavanı çok özleyeceğim. Özellikle Kaan abinin karavanında kahve ve güzel müzik eşliğinde kültürel sohbetlerimiz vazgeçilmezimdi.


6. Dizide her karakterin ayrı ayrı geçmişi ile hesaplaşmak zorunda kaldığını görüyoruz. Peki geçmişi geçmişte bırakanlardan mısınız yoksa geçmişte yaşamaya devam edenlerden misiniz?


K: Geçmişi dikkate alarak geleceğe doğru ilerlemek daha mantıklı geliyor bana hep. Şu anda olmanın keyfini çıkartmak da önemli tabii.


7. Lisedeki haliniz ile dertleşme imkanınıza olsaydı ne gibi konulardan dert yanardınız ve onu nasıl teselli ederdiniz?


K: Lise dönemi, okul ve hayat benim için çok karışıktı. Her şey gözümde büyüyordu. Bunun için dert yanardı sanırım. Ben de motivasyonun ve hedeflerin öneminden bahsedip sıkıcı bir insan olurdum kendimin gözünde.


8. Kerem’in içinde yatan saldırganlığın sebebi sence geçerli bir sebep mi? Duygularını bu kadar doruklarda yaşayan bir karakter canlandırırken kendine dair izler görebiliyor musun?


K: Kerem’in saldırganlığı korkudan. Sindirilmeyi sevmiyor çünkü evde babası tarafından sürekli zorbalık gördüğü için dışarıda da bunu yaşamak istemediğinden saldırıyor. Bunu da önüne gelene yapmıyor aslında. Kerem kavga ediyorsa ortada bir adaletsizlik oluyor kesinlikle. Şiddeti doğru bulmuyorum ama saldırgan oluşunu anlayabiliyorum. Fevri Kerem anlık kararlar veriyor, hemen harekete geçiyor. Bu konuda bir ortak yanımız var, bu da Kerem’in o doruklardaki halini anlamamı sağlıyor.



Alina Boz

1. Aşk 101 final sezonunu hangi 3 kelime ile tanımlardın?


A: Gerçek, duygusal, umut verici.


2. Dizideki hangi karakterin gerçek hayatta da lise arkadaşınız olmasını isterdin?


A: Hepsine benzer arkadaşım oldu diyebilirim.Ama Işık benim de lisedeki en yakın arkadaşıma çok benziyor.


3. Seni en iyi anlatan 90’lar şarkısı hangisi?


A: Beni anlatan belirli bir şarkım yok. Dinlediğim birçok grubun 90’larda harika ve çok severek dinlediğim şarkıları var :) Mesela Guns N’ Roses - Knockin’ On Heavens’Door.


4. Sence ‘Aşk 101’ dersini hangi karakter başarıyla tamamladı? Peki ya sen gerçek hayatınıda bu dersten geçebildin mi?


A: Sinan ve Işık tamamladı sanırım. Ama sadece adımız aşk diye dersimiz aşk değil, kıymetli bir dostluk var ortada. Son bölümde de dendiği gibi biriyle dost olabilmek o kadar da kolay değilmiş.


5. Aşk 101 setlerine dair en çok özleyeceğiniz şeylerden ve en keyif aldığınız anlardan biraz bahsedebilir misiniz?


A: Ekibimiz o kadar güzeldi ki, bu işi birlikte yapmak çok keyifliydi. Hep bir akıştaydık. Sanki Aşk 101 seti zamanı geldiğinde kötü şeyler dünya üzerinden siliniyor ve biz gerçekten o güzel 98-99 yıllarında buluyorduk kendimizi. Ekip arkadaşlarımla kurduğumuz bu sadelik ve saflık durumunu özleyeceğim.


6. Dizide her karakterin ayrı ayrı geçmişi ile hesaplaşmak zorunda kaldığını görüyoruz. Peki geçmişi geçmişte bırakanlardan mısınız yoksa geçmişte yaşamaya devam edenlerden misiniz?


A: Yoluna devam edebilmek için sana öğrettiği dersi iyice anladıktan sonra geçmişi geçmişte bırakmak gerek.


7. Lisedeki haliniz ile dertleşme imkanınıza olsaydı ne gibi konulardan dert yanardınız ve onu nasıl teselli ederdiniz?


A: Hayatta dolulara yakalanacağın çok an olacak, ama sonunda güneşin çıkacağını unutmadan yaşamak gerek. Başına gelen, seni mutsuz eden şeylere takılı kalmamak gerek. Her şey gelip geçer geriye sadece sen kalırsın.


8. Lisedeki Alina ile Eda karakteri arasında ne gibi benzerlikler var? Dizideki karakterler ile aynı lisede okumuş olsaydın aralarından en çok hangisiyle zıtlaşırdın?


A: Pek benzerliğimiz yok diyebilirim. Ama ilk okuduğum anda Eda'yı çok tanıdık da bulmuştum. Benim lise hayatım çalışarak geçti, setlerdeydim. Dolayısıyla pek kimseyle zıtlaşan tarafım da olmadı. Haksızlıkları hiç sevmem belki bu tarafımız Eda'yla benziyor olabilir ama benim lise hayatımda bütün öğretmenlerim ve okulum bana hep destek oldu, dolayısıyla bu destekleri için ben de elimden geldiği kadar onlara minnetimi göstermeyi hep görev bildim.


Mert Yazıcıoğlu

1. Aşk 101 final sezonunu hangi 3 kelime ile tanımlardın?


M: Aşk, dostluk, hakikat.


2. Dizideki hangi karakterin gerçek hayatta da lise arkadaşınız olmasını isterdin?


M: Osman herhalde. Bana göre en eğlenceli karakter kendisi.



3. Seni en iyi anlatan 90’lar şarkısı hangisi?


M: Kenan Doğulu - Yaparım Bilirsin.


4. Sence ‘Aşk 101’ dersini hangi karakter başarıyla tamamladı? Peki ya sen gerçek hayatınıda bu dersten geçebildin mi?


M: Bence hepsi birer birer başarıyla tamamladılar. Öyle olmasaydı başka bir son izlerdik herhalde. Bilmiyorum. İnsan içinde olduğu durumları fark etmediği olabiliyor.


5. Aşk 101 setlerine dair en çok özleyeceğiniz şeylerden ve en keyif aldığınız anlardan biraz bahsedebilir misiniz?


M: En çok özleyeceğim şey sette geçirdiğim vakit sanırım. Çalışsam da çalışmasam da orada olmayı çok özleyeceğim. Her anından o kadar keyif aldım ki şu an belirli olarak aklıma bir şey gelmiyor.


6. Lisedeki haliniz ile dertleşme imkanınıza olsaydı ne gibi konulardan dert yanardınız ve onu nasıl teselli ederdiniz?


M: Büyük ihtimal okuldan ve derslerden dert yanardı. Ben de ona “nasıl doğru biliyorsan öyle yap” derdim. Çünkü bugün beni ben yapan şey o gün yaşadığım veya edindiğim dertler.


7. Sinan duygularını içinde yaşayan ve kurduğu o derin anlamlara sahip cümleleri ile aklımıza kazınan karakterlerden biri oldu. Peki bu hikâyede Sinan’ın en büyük hatası neydi sence? Sen Mert olarak bu hatayı nasıl telafi ederdin?


M: Hata demeyelim ama tercih ettiği yolun daha kolayı var diyelim. Sinan her şeyi o kadar çok içine atıyor ki bir yerde ister istemez patlıyor. Bu yol zorlu bir yol. Ben Mert olarak ne olursa olsun yanında olmaya çalışırdım. Yapabileceğim en büyük iyilik bu olurdu. Arkadaşlık böyle bir şey değil mi zaten?



İpek Filiz Yazıcı

1. Aşk 101 final sezonunu hangi 3 kelime ile tanımlardınız?


İ: Gerçek, isyan ve kavuşma.


2. Dizideki hangi karakterin gerçek hayatta da lise arkadaşınız olmasını isterdin?


İ: Sanırım Eda. Onun gibi bir arkadaşım olmadı. Daha stabil geçti lise hayatım ama eğer olsaydı baya eğlenirdik beraber ve geçmişe baktığımızda bir sürü güzel anımız olabilirdi.


3. Seni en iyi anlatan 90’lar şarkısı hangisi?


İ: Mazhar Alanson - Ah Bu Ben.


4. Sence ‘Aşk 101’ dersini hangi karakter başarıyla tamamladı? Peki ya sen gerçek hayatınıda bu dersten geçebildin mi?


İ: Bence bütün karakterler kendi yolculuğunu çok güzel bir şekilde tamamladı. Her şey olması gerektiği gibi oldu. Kendi özel hayatımda da, Işık'ın da bu dersi tam puanla geçtiğini söyleyebilirim :)


5. Aşk 101 setlerine dair en çok özleyeceğiniz şeylerden ve en keyif aldığınız anlardan biraz bahsedebilir misiniz?


İ: Kesinlikle karavan sohbetleri. Hepimizin bir araya gelip Kaan abinin karavanında her an rejinin gelip bizi sete çağırma ihtimalinde hızlıca çevirdiğimiz sohbeti özleyeceğim. Ayrıca sahnelerden önce kafa kafaya verip sahneyi en doğru şekilde çıkarabilmek adına aramızda geçen fikir alışverişlerini de özleyeceğim. Şimdi düşündükçe çok fazla özleyecek anı olduğunu fark ettim. Duygulanmadan bu soruyu bitiriyorum.


6. Dizide her karakterin ayrı ayrı geçmişi ile hesaplaşmak zorunda kaldığını görüyoruz. Peki geçmişi geçmişte bırakanlardan mısınız yoksa geçmişte yaşamaya devam edenlerden misiniz?


İ: Eskiden, geçmişe dönüp baktığımda huzursuz olacağım bir olayla karşılaşmak istemediğim için hep kendimi frenleyip ileriyi düşünerek hareket ettim. Ama şimdi bunun zaten çok mümkün olmadığını öğrendim. Çünkü her geçen sene bile isteklerimizin, hayallerimizin değiştiği bir yapıya sahipken bu nasıl mümkün olabilir? Ben de o yüzden şu an geçmişte yaşadığım olaylara tecrübeyle ve tebessümle bakmayı tercih ediyorum. Geçmişte kalmak hayallerimizin ve hedeflerimizin önünü kesen bir durum bence.


7. Lisedeki haliniz ile dertleşme imkanınıza olsaydı ne gibi konulardan dert yanardınız ve onu nasıl teselli ederdiniz?


İ: Bir önceki soruda da dediğim gibi o kadar stabil ve sorun çıkmasın diye çabaladığım bir lise hayatım vardı ki. Ama o an bunun farkında olmadığım için dert yanacak bir durum göremezdim ve her şeyin güzel gittiğini söylerdim. Ama şimdiki İpek'in lisedeki İpek'e söyleyecekleri vardır elbette :)


8. Birleştirici gücüyle ön plana çıkan Işık, sence 2. sezonda nasıl bir dönüşüme uğradı? Bu dönüşüm yaşanmamış olsaydı Aşk 101’in alternatif sonu nasıl olurdu?


İ: Bildiğiniz gibi Işık'ın bu birleştirici gücü sayesinde aslında bu birbiriyle hiç alakası olmayan 5 genç bir araya gelebildi. Işık'ın 2. sezondaki dönüşümü 1. sezonu takip eden bir dönüşüm. Ama Işık'ın asıl dönüşümü o çok güvendiği arkadaşlarının ona söylemeden arkasından iş çevirmeleriyle oldu.


İletişim Ajansı / PR Agency: GOLIN

Fotoğraf / Photography: Ergin Turunç

Styling: Şeyda Sözüer

Saç / Hair Stylist: Ferit Belii

Makyaj / Make-up Artist: Hakan Kültür

Prodüksiyon / Production: Armağan Merve Bilgin & Müge Sarıoğlu

Fotoğraf Asistanları / Photography Assistants: Salih Altuğ Çelik, Yunus Emre Tepe, Furkan Kumaş

Styling Asistanları / Styling Assistants: Safiye Kaptanoğlu, İrem Nur Sert, Sezgi Çekici, Aykut Alp Çelebi

Saç Asistanı / Hair Assistant: Ferit Karahan

Makyaj Asistanı / Make-up Assistant: Berke Şeren

Prodüksiyon Asistanları / Production Assistants: Yasemin Yıldırımgeç, Murat Kerem Sandıkçı