AŞK detaylarda gizlidir


Oyuncu, sunucu, yapımcı, model... Burcu Esmersoy, tıpkı bu sayının odağı olan aşk gibi tanımlanması, tek bir kalıba sokulması imkânsız biri... O, küçük detayların aşkı vazgeçilmez kıldığına inanıyor. Özgür Masur’un geçmişin görkeminden ilham alarak tasarladığı Byzantium koleksiyonunu giyen Esmersoy’la bu kaçınılmaz duyguyu konuştuk.



Blaise Pascal’a göre, “Aşkın hiç mantığa sığmayan apayrı bir mantığı vardır.” Sizce aşkı mantık üzerinden formüle etmek mümkün müdür?


Asla. Mantığın olduğu yerde aşkın hakkını vermek mümkün olamaz bence, ama doğrudur; aşkın kendi içinde bambaşka bir mantığı, daha doğrusu bence algoritması vardır.


Sizce aşk detaylarda, yani küçük şeylerde mi gizlidir yoksa büyük jestleri mi tercih edersiniz?


Küçük detaylar aşkı vazgeçilmez kılar; o küçük anlamlı gülüşler, yüzlerce insan arasında birbirini bulan bakışlar, küçük şakalaşmalar, sessiz duruşlar ve detaylara dikkat edildiğini bilme hissi çok kıymetli...



Sizce aşk sonsuz mudur, yoksa “Aşkın ömrü şu kadardır” diyenlerden misiniz?


Aşkın ömrü sen izin verdiğin kadardır, bu kadar basit.


Konu aşk olunca romantik tarafınız mı yoksa gerçekçi yönünüz mü daha ağır basar?


Romantik de değil gerçekçi de... Anı yaşayan, o duygulardan keyif alan, heyecan içinde boğulan bir ben...


Aşkı en iyi anlatan beş kelime nedir sizce?


Kalp, kelebek, enerji, arzu, keyif.




Aşık Burcu’yu anlatır mısınız? Nasıl biridir, hayata nasıl bakar; kısacası aşk sizi nasıl etkiler ve değiştirir?


Ben zaten pozitif bir insanım, ama sanırım daha da enerjik ve pozitif oluyorum. Daha huzurlu, ama biraz da kabına sığamayan bir hal olarak tanımlayabilirim.


Bugüne kadar aşk için yaptığınız en çılgınca şey neydi?


Sanırım ilk evliğimde yaptığım şey; işimi ve ülkemi bırakıp gitmek...


En sevdiğiniz aşk filmi?


Göl Evi ve Aşıklar Şehri.


Peki sizce en güzel aşk şarkısı?


Bryan Adams, “Have You Ever Really Loved a Woman”



Türk modasının en ünlü ve yenilikçi tasarımcılarından Özgür Masur, yaratım sürecinde güzellikten ziyade gerçeklik kavramına odaklanıyor. “Aşk duymadığım hiçbir şeyin peşinden koşmayı sevmem” diyen Masur’la aşk ve moda üzerine...


Modayla olan ilişkinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? İçinde aşk var mı?


Moda ile olan ilişkim çok duygusal. İçinde hiçbir zorunluluk olmayan, kendimi özgürce ifade edebildiğim bir alan benim için... Yaptığım işler ve modayla içi içe geçen bu yaşam zaman zaman kalbimin atışını hızlandırıyor, zaman zamansa panik atak yaşatabiliyor. Hikâyeye kavramsal bir anlatımla başlayıp somut bir veri için çabaladığım çok çok duygusal bir durum. Aşk çoğu zaman içindeki ihtiraslar ve hırslarla savaşmayıp yenik düştüğün bir hikâye. Bunlar gerçekten aşkın temelinde olmazsa olmazlar.


Yaratım süreçlerinizde en çok nelerden ilham alıyorsunuz/ besleniyorsunuz?


Hiçbir zaman bu alanda ilham almak için çaba gösteren bir tasarımcı olmadım. Tasarım yaparken asıl başarmak istediğim, aslında zihnimde yaratmış olduğum kadın profiline nasıl bir anlam katmak, onu nasıl bir hikâye içinde bulmak istediğimle alakalı. Bu benim için, yıllar içinde görsel hafıza içindeki görsel ve zihinsel birikimlerin doğumuyla gerçekleşiyor. Genel olarak yaratım sürecimin en büyük temeli araştırma... Araştırma yapmaktan, konunun en derinine kadar irdelemekten çok hoşlanıyorum. Öğreniyorsun ve bu süreç sonu gelmeyen, uçsuz bucaksız bir deryaya dönüşüyor. Sadece nereden ve hangi bakış açısından bakmak gerektiğini iyi bilmek gerekiyor. Bunun için de tecrübe gerektiğini düşünüyorum. Belki de yaratmak istediğim hikâye, yapmak istediğim çalışmaya ilham diye nitelendirilen akış olarak sağlanıyor. “İlham” kelimesinden çok hoşlanmadığım için modanın içinde bu kelimeyi çok da fazla kullanmamaya çalışıyorum. İnsan zihninin odaklandığı noktaya doğru referansla ulaşabileceğini düşünen tasarımcılardanım. “Hikayen nedir? Bu hikâyenin finaline giden yolculukta nasıl bir sonuç istiyorsun? Bu sonuca ulaşabilmek için gerekli olanlar nedir?” gibi sorularla ilerliyorum. Doğru ve gerçek olanın güzel olandan daha önemli olduğunu savunduğun sürece, zamansız işlere imza atabilirsin. Ben her zaman bu yolu izlemişimdir. Tabii ki işe kendi karakterimi ve ruhumu katarak... Seni diğerlerinden farklılaştıran tam da bu ruh işte...


Âşık olma hali tasarımlarınıza nasıl yansıyor?


Âşık olma hali sahiplenmek, odaklanmak, düşünmek, peşinden koşmak gibi birçok farklı kelimeyle nitelendirilebilir. En azından benim için öyle. Aşk duymadığım, sahiplenemediğim hiçbir şeyin peşinden koşmayı sevmem. Bence aşk olmadan verimli bir mutluluk yaşanamaz. İnsana duyulan aşk; bitkiye, doğaya, mesleğine ve her şeyden önce kendine âşık olma hali... Bunlar çok önemli. Bu meslekten başka bir şey yapamazmışım gibi hissediyorum. Âşık olmadığın, hissetmediğin, özlemediğin, düşünmediğin bir meslekte asla başarılı bir kariyer yapamazsın. Bu, benim için 2 kere 2’nin 4 etmesi kadar gerçek.


Size göre aşkın tanımı nedir?


O kadar büyük bir duygu ki aşk, kişiden kişiye değişen bir tanımı yok bence. Vücutta salgıladığı kimyasallar bile aynı bütün insanlarda. Çok güzel bir duygu. Özlemek, beklemek, arzulamak... Benim içinse onu düşünmeden edememek, uykularını kaçırana kadar o kişiyi düşünmek...




Aşk, içinde ne kadar sevgi barındırır? Sevgi herkese, her şeye duyulurken aşkta bu ne kadar mümkün?


Sevgi, aşkın temelinde olan duygulardan biri elbette. Aşkı kaybetsen de sonunda geriye kalan en önemli duygulardan biri... Ama saygıyı kaybettiğin zaman işte o noktada içyüzü çıkar her şeyin. Ne yaşadığın anlar kalır ne de tahammülün. Aşk içindeki sevgiyi normal sevgiden ayıran en önemli özellik diye bir şey yok benim için; sevgi her şey için sevgidir. Belki de aşkı özel kılan en önemli özelliği cinsiyet, ırk

gibi kavramları sorgulamadan peşinden koştuğun kimyasal bir çekim olması.




 


FOTOĞRAF / PHOTOGRAPHY: ERGİN TURUNÇ

STYLING: BURAK SANUK

SAÇ / HAIR STYLIST: BURHAN ÇILGIN

MAKYAJ / MAKEUP ARTIST: HAZAL ÖÇAL

MAKYAJ ASİSTANI / MAKEUP ASSISTANT: ŞEYMA ERİKÇİ

PRODÜKSİYON / PRODUCTION: MERVE BİLGİN & MÜGE SARIOĞLU