Edebiyatta Kusursuzluğun Mütalaası




Güzelliğin Tarihi

Umberto Eco


Kusursuz güzellik diye bir şey var mıdır? Ya da kusursuz güzellik anlayışı çağdan çağa nasıl değişir? Çok okunan İtalyan düşünür ve yazar Umberto Eco, güzellik anlayışının zaman içindeki değişimini; moda, sanat ve hayat anlayışı ile ilgisini sorguluyor, Güzelliğin Tarihi kitabında. On yedi bölümde ve doksan başlıkta topladığı binlerce yıllık bir tarihin içinde dolaşırken, Batı kültürünün başyapıtlarını inceliyor, güzelliğin farklı yönlerinin kusursuz tanımlamalarını yapıyor Eco. Eski Yunan’dan günümüzün Afrodit ve Adonis’lerine uzanan bu büyük yolculuk; heykeller, tablolar, minyatürler, kitaplar ve kıyafetlerden mimariye değin her alana girip çıkarak, fotoğraflı örneklerle zihin açıcı bir okuma vadediyor.



Doktor Faustus

Thomas Mann


Nobel edebiyat ödülü sahibi büyük Alman yazar Thomas Mann, son eseri olarak tasarlar Doktor Faustus romanını. Romanın kahramanı olan yetenekli besteci Adrian Leverkühn, müzisyen olarak ulaştığı yeri yeterli görmez ve kusursuz, ilahi bir yaratıcı katında anılmak için her şeyi yapar. Ruhunu şeytana satıp karşılığında istediğini alan Faust mitini, romanı yazdığı İkinci Dünya Savaşı ve ertesi yıllarının bunaltıcı Almanya atmosferinden de yararlanarak bir insanlık sorgulamasına ulaştırır Thomas Mann. Almanya’nın savaşlarda başarılı olmak için içine düştüğü entelektüel yoksulluk, insanlığın yok olmaya başlaması, büyük başarıların bedeli, hep bu sorgulamanın kapsamındadır. 2011 yılında ünlü Rus yönetmen Alexander Sokurov tarafından Mann’ın romanına dayandırılarak yapılan Faust uyarlaması, aynı yılın Venedik Film Festivali’nde en büyük ödül olan Altın Aslan’a layık görülmüştü.



Kusursuz Bir Mesafe

Utku Yıldırım


“Çağırmasana arkadaşlarını Derin, ayrılacağız biz. Pırıl pırıl, yepyeni eşyalarımızla ayrılacağız, daha mobilya kokularından duyduğumuz mutluluk kaybolmamışken ayrılacağız biz Derin, bu insanları niye çağırıyorsun? Bardakları bulaşık makinesinin üst rafına koymadan, banyoda yerler ıslanmasın diye bozuk duşakabini iyice kapamaya çalışmadan ayrılacağız, bu insanların haberi yok bundan.” Ufuk ve Derin uyumsuz bir çift. Gençler, ama onlar bile çağın yetişilemeyen hızına kapılmış, neredeyse çaresizce sürükleniyorlar. Bu sürüklenişte bir ilişki kurmak mümkün müdür? Kendine durup bakmak mümkün müdür? Utku Yıldırım’ın romanı sakin, bildiğimiz roman kalıpları ile başlayıp biten bir metin değil. Anlar, anımsamalar, cümleler, yarım kalan başlıklar, bölük pörçük bir bütünlük içinde geçiyor tüm kitap. Zamane ilişkilerinin tam da kendisi gibi, tekinsiz bir geçicilik içinde yakalamaya çalıştığımız bir hayalin sesleri, sözleri. Kusursuz Bir Mesafe, galaksileri bir arada tutabilen ama iş insan denen karmaşık canlıları bir arada tutmaya gelince yok oluveren o kusursuz mesafenin kısa, çarpıcı hikayesi.



Arızalar

Tom Rachmann


Tom Rachman, yıllarca gazeteci olarak çalıştıktan sonra bir gazete hakkında yazdığı The Imperfectionists ile edebiyat dünyasında çok beğenilen bir yazar oldu. Roma’da 1950’li yıllardan beri yayınlanan bir İngilizce gazetenin hikayesini, çalışanlar ve gazetenin kurucusu olan Amerikalı milyarderin torunu üzerinden anlatıyor Rachman. On bir bölümün her birinde bir gazete çalışanının -bir tanesinde de bir okurun hikayesini aktaran roman, tek tek öyküler olarak da okunabilirken sonunda birbiriyle teğet geçen noktalar, usulca birbirine değen hayatlar ve iç içe geçen olaylarla kusursuz bir bütünlüğe ulaşıyor. Türkçe olarak da “Arızalar” adıyla yayınlanan kitap yirmi beş dile çevrildi ve ülkesi Kanada’da edebiyat ödüllerine aday gösterildi.