Hayalden gerçeğe Uzaya Seyahat



Uzaya giden yolcular, gelecekteki müthiş yolculukların haberleri ve birbiri ardına kurulan “uzay turizmi” şirketleri... Bir zamanlar bilim kurgunun alanına giren ve insanoğlunun ancak hayallerinde çıkabildiği uzay yolculukları yakın gelecekte hayatımızın sıradan ve gündelik bir parçası olacak gibi görünüyor.





Uzay turizmi, eğlence ve hobi amaçlı uzay yolculuğunu anlatan bir terim. Uzay yolculukları; yörünge altı, yörünge ve yörünge üstü (Ay turizmi dahil) olarak gruplandırılıyor. Roket fırlatma etkinliklerinden uzayda belirli bir varış noktasına seyahat etmeye kadar uzanan bu yolculukta sınırlar hızla ortadan kalkıyor. 21 Nisan 1961’de Yuri Gagarin ile başlayan uzay yolculuğu serüveninde bugüne dek 600’e yakın insan uzayı ziyaret etme şansına sahip oldu. 1961’den 2001’e kadar olan süreçte hükümetlere bağlı görevler olarak gerçekleştirilen bu yolculuklar, 2001’de Amerikalı iş insanı Dennis Tito’nun kendi cebinden 20 milyon dolar harcayarak Uluslararası Uzay İstasyonu ISS’de 8 gün geçirmesiyle bambaşka bir boyut aldı. Artık siviller de uzaya gidebilecekti. Uzay turizmi açısından belki de en heyecan verici haberler ise geçtiğimiz yıl alındı. 2021’de 15’ten fazla sivil yolcu uzaya seyahat etti. Richard Branson’ın sahibi olduğu Virgin Galactic, 6 kişilik uzay uçuşunu 90 dakikada tamamladı. Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un kurduğu havacılık ve uzay şirketi Blue Origin de 4 kişilik uzay yolculuğuna Uzay Yolu’nun Kaptan Kirk’ü William Shatner’ı davet etti. ABD’li iş insanı Elon Musk ise SpaceX'in uzay aracı Crew Dragon Resilience ile Inspiration4 uçuşunda biri uçuş mürettebatı olan 4 kişiyi günlerce süren yolculukla uzaya gönderdi.




UZAYDA TURİZM YARIŞI


Uzay yolculuğunun popülaritesi giderek artarken uzay turizmi şirketleri de çoğalmaya başladı. İlk uzay turizmini gerçekleştiren Space Adventures’ın yanı sıra yörünge altı uçuşlarda Virgin Galactic ve Blue Origin ön plana çıkıyor. Yörünge uçuşları için Boeing ve Axiom Space firmaları, ilk uzay oteli inşaatını yapan BiGelow Aerospace, dünyada sıfır yerçekimi uçuşları yapan ZeroG ve gelecekte Ay turizmi yapacak olan SpaceX, bu alandaki diğer önemli oyuncular. Space Perspective şirketi yolcularını 2024 yılında stratosfer tabakaya kadar balonla uçuracak bir sistem geliştiriyor. Orion Span ise “Aurora Station” adını verdiği ilk uzay oteliyle ilgili planlar yapıyor. Söylentilere göre bu otelde 12 günlük konaklama bedeli 9,5 milyon dolar olacak.Uzay yolculuğuyla ilgili haberler bununla bitmiyor. Son günlerde NASA Tom Cruise ile Uluslararası Uzay İstasyonu’nda film çekeceği haberini yayarken Discovery Channel uzayda realite şovu çekme planları yapıyor. Space Hero adlı realite şovu, kazananları uzay istasyonuna göndereceğini açıklayıp reklam yapmaya başladı bile.



NASA, TOM CRUISE İLE ULUSLARARASI UZAY İSTASYONU’NDA FİLM ÇEKECEĞİ HABERİNİ YAYARKEN DISCOVERY CHANNEL UZAYDA REALİTE ŞOVU ÇEKME PLANLARI YAPIYOR.


UZAY YOLCULUĞUNA BİLİMSEL BAKIŞ


Dünya’nın yüzeyinden uzaklaştıkça, yerçekiminin etkisiyle Dünya’ya geri düşmemek için çok yüksek bir hızda Dünya yörüngesinde dolanmak gerekir. Araç Dünya’ya ne kadar yakınsa o kadar hızlı hareket etmelidir. Yörüngelere yapılan böyle yolculuklar yörüngenin yakınlığına bağlı olarak birkaç gün veya birkaç hafta sürebilir. Yörünge altı uçuşlarda yukarı sıçrama hareketi yapılır, roket Dünya’dan fırlatılır, yay çizer gibi hareket eder ve Dünya’ya geri döner. Böyle bir yolculuk 2 ila 3 saat sürebilir. Karman hattı olarak bilinen Dünya’dan 100 km altı mesafedeki bölgeler “yörünge altı” olarak adlandırılır. Bu hatta çıkmak için yaklaşık 28 bin km/saat’lik hızla çıkış yapmak gerekir, bu yüksekliğe çıktıktan sonra da yörünge altında uçarak yere dönüş yapılabilir.



Dünya yörüngesinden tamamen kurtulmak için roket hızının yaklaşık 40 bin km/saat olması gerektiği düşünüldüğünde yörünge altı 28 bin km/saat’lik uçuşların maliyetinin göreceli olarak düşük olduğu anlaşılabilir. Biraz daha fizik bilgilerimizi yoklayalım; standart bir otomobille yaptığımız bir yolculukta birden gaza bastığımızı ve hızlandığımızı düşünelim. Böyle bir durumda geriye doğru koltuğa yapıştığımızı hissederiz. Bunun nedeni var olan sabit konumumuzu koruma eğilimi olan eylemsizlik adını verdiğimiz kuvvettir. Şimdi bunun yeryüzünden yukarı doğru 28 bin km/saat’lik hızla gerçekleştiğini, yani bu hareketi yerçekimine karşı yaptığımızı hayal edelim. Normalde Dünya yüzeyinde +1 g yerçekimi ivmesine maruz kalan bedenimiz bu hızda +5 g’ye kadar etkilenmektedir. Bu eylemsizlik kuvveti g kuvveti (g force) olarak da bilinmektedir. Artan g kuvvetinin etkisi ile kan, beyinden aşağı doğru hızla akar, beyin oksijensiz kalır ve buna bağlı görme yetersizlikleri ile bilinç kaybı oluşur. Dahası yeterince yükseklikte yerçekimin düştüğü ortamlarda iç organların sağlıklı çalışmaması, kas ve eklemlerin görevlerini yerine getirememesi gibi olası sonuçlar da doğurur. Bu g kuvveti etkisini engelleyen ve vücudun dayanabildiği 3-3,5 g kuvvete indiren “gsuit” denilen özel kıyafetler giyilir. Roketin içindeki ortam basıncı da Dünya şartlarına göre düzenlenir. İnsan bedenini böylesine zorlayan bu uçuşlar için yörünge altı turlarda 3 günlük, yörünge üstü uzay yolculuğuna çıkacak kişiler içinse 3-4 aylık fiziksel ve ruhsal eğitimden geçilmesi gerekir. Kısacası uzaya gitme hayali kuranlar bu yolculuğun çok ciddi hazırlıkları da beraberinde getirdiğini de unutmamalı.