Nesillerarası güzellik

Güzellik, ailemizden bize kalan miraslardan biri... Bu mirasın en büyük taşıyıcısı kuşkusuz genlerimiz. Ne büyük tesadüflerle şu anki kendimiz oluyoruz değil mi? Hiç tanımadığımız, görmediğimiz, binlerce yıl önce yaşamış, dünyanın dört bir yanına dağılmış atalarımızın ortak paydasıyız aslında. Bu genlerin en iyileri bir araya gelmesiyle mucizevi bizler doğuyoruz; her birimiz kendi özümüzde kusursuzuz.



Ailelerimizden gelen bu mirası, yani güzelliğimizi taşıyan sadece genlerimiz değil elbette. Daha küçücükken büyüklerimizden gördüğümüz ve aklımıza kazınan bakım ritüelleri de günlük güzellik rutinimizde bize eşlik ediyor. Tıbbın ve kozmetik dünyasının bu kadar gelişmiş olmadığı eski dönemlerde de kadınlar boş durmuyordu tabii. Ciltleri, saçları, kısacası bütün vücutları için farklı farklı reçeteleri vardı. Bu reçeteler sadece aile içinde kalmaz, sosyalleştikçe mahalle arasında dolanır, herkes birbirinden duyduklarıyla yeni tarifler üretirdi.

ANNEANNEMİN SIRLARI Dedemin işi sebebiyle sürekli şehir değiştirmek zorunda kalan anneannem; olduğu yerden bağımsız, her zaman yanında olabilecek reçetelerle cilt bakımını öğrenip, seyahatlerinde edindiği lokal tarifleri de harmanlayarak bakım ritüelinin bir parçası haline getirdi. En büyük güzellik sırrı, her gittiği yerde rahatça hazırlayıp uygulayabileceği ev yapımı yoğurt. Yoğurdu yüzüne sürüp bekledikten sonra çok daha parlak ve pürüzsüz bir teni olduğunu söylüyor. Anneannem kendi reçetelerini üretedursun, bu dönemde kozmetik dünyası da ilk adımlarını atmaya başladı ve Pertev Krem piyasaya çıktı. Ve elbette çıkar çıkmaz “Sizin de gaip olmak üzere olan güzelliğinizi ihya edecektir” sloganıyla kadınlara yeterli dozda panik enjekte etmeyi başardı. Anneannem de anında yoğurdu bırakıp böylece Pertev Krem’e geçiş yaptı. Şu an 83 yaşında ve hâlâ arada aynaya bakıp “Yoğurdu hiç bırakmayacaktım” diyor. Aynaya baktığında tek gördüğü pişmanlık değil elbette; kirpiklerinden çok memnun mesela. Bu da ondan öğrenilmesi gereken diğer bir güzellik sırrı; kendini sevebilmek. “İlmek ilmek uğraştım ben bu kirpikler için” diyor rimelini sürüp son bir yılda gidebildiği en uzak yere, evinin salonuna giderken. Fındık kabuğunu yakıp çıkan yağı kirpik diplerine sürüyor. Kabuğu yakıp yağı nasıl çıkardığını tam anlayamadım bir türlü, her sorduğumda da “kolaya kaçan köpük nesil” olmakla suçlandığım için çok derine inemedim.

SALATA TADINDA BAKIM Güzellik ve bakım konusunda bana ilham veren bir tek anneannem değil elbette... Bir de baba tarafının büyüğü, hepimizin değerlisi halamız var. Büyük halam ve ailesi, mübadele zamanında Girit’ten Türkiye’ye geldiler. Gelirken de oradaki rutinlerini beraberlerinde getirdiler tabii. Yüzüne zeytinyağı ve limon karışımı sürdüğünü anlatırdı. Birçok farklı kaynakta zeytinyağı ve limonun cilde katkısını okudum, gördüm. Büyük halamı farklı kılansa bu karışıma beni şaşkına çeviren bir malzeme daha eklemesi; beyaz peynir. Limon ve zeytinyağını yüzüne sürdükten sonra üzerine bir de peynir sürüyor! Bir nevi Yunan salatası yapıyor desem abartmış olmam sanırım. Ailemizde uzun süre yoğurt mu beyaz peynir mi savaşı yaşandı, ki bu bir nevi hangimiz daha güzeliz savaşıydı. Herkes kendi güzelliğinin arkasındaki mucizevi etmeni sonuna kadar savunacaktı. Kahvaltı masasında beyaz peynir yiyen halamı gören anneannemin kontratak olarak sofraya yoğurt istemesi bir süre sonra hepimizin alıştığı bir davranış oldu.


SAF ÇÖZÜMLER Benim en büyük güzellik rutinimse ailemin bu komik, güçlü ve becerikli kadınlarının genlerini taşımak. Arada yoğurt ve beyaz peynir denemiş olsam da bu iki “mucizevi bakım sırrı”nı daha çok yiyerek tüketmeyi tercih ediyorum. “Kolaya kaçan köpük nesil” olmanın tadını sonuna kadar çıkarmayı tercih ediyorum ve günümüz teknolojisinin ve kozmetik dünyasının bütün nimetlerinden faydalanıyorum. Yine de doğanın birçok soruna saf çözümler sunduğunu ve bu çözümlerin doğru bir şekilde bir araya geldiğinde en etkili güzellik rutini olduğuna inanıyorum. Günümüzde markaların doğadan gelen hammaddeleri kullanarak yeni çözümlere yönelmesi ve yeni çıkan markaların da yine doğallık ekseninde seyretmesi hiç şaşırtıcı değil. Ben de cilt bakımı için Abtira, Baboon Natural, Mediflorafarm gibi doğal içeriklerle üretim yapan markaları, cilt temizliği içinse Simple markasının Nemlendirici Yüz Temizleme Jeli’ni tercih ediyorum.