Sınırsız Bir Dünya Dijital Moda



Geçtiğimiz sonbaharda Mark Zuckerberg sosyal deneyimlerin bir sonraki adımı olarak Meta’yı tanıttığında pek çok insan bu dünyayı anlamaya çalışmayı ilk başta reddetti. Ama blok zincirleri, NFT’ler, metaverse, sanal veya artırılmış gerçeklik derken kavramları kadar algılaması da karmaşık olan bu yeni evren, bir şekilde her sohbetin bir parçası haline geldi. Özellikle gelecek nesillerin bu artırılmış gerçek ve hayaller dünyasında çok fazla vakit ve nakit (kriptopara) harcama potansiyeli olduğuna inanan moda sektörü de rotasını buraya çevirdi. Ve böylelikle Web 3.0 teknolojisinin moda ile buluştuğu dijital moda konsepti hayatlarımıza hızlı bir giriş yaptı. Sanal defileler, avatar mankenlerle tanıtılan koleksiyonlar, “phygital” moda haftaları ve daha şimdiden LVMH tarafından yakın zamanda duyurulan Louis Vuitton metaverse elçisi… Hepsinin ortak yönü ise dijital ortamda yer alması. Aslında adından da anlaşılacağı gibi dijital modanın en önemli noktası da bu. Dijital alanda olması. Pek çok yönden NFT’ye benzeyen dijital moda, farklı platformlarda farklı kullanım alanları buluyor. Dijital moda ürünleri satın alanlar, dilerlerse satın aldıkları bu ürünleri kendi fotoğrafları üzerinde, dilerlerse de metaverse içerisindeki avatarları üzerinde kullanabiliyor.


NEDEN DİJİTAL MODA?


Moda sektörünün küresel atığın %20’sini oluşturması, çöp sahalarında yok edilmek üzere 40 milyar ton civarı atık bırakması ve gemi ve uçak seyahatlerinin yıllık toplamından fazla emisyon yaratması, bu sektörde yıllardır köklü değişikliklere ihtiyaç olduğunun sinyalini veriyordu. Geri dönüştürülmüş veya organik materyaller kullanılsa bile çok ciddi miktarda su tüketen fiziksel moda, uzun vadede sürdürülebilir bir çözüm sunmuyor. Tamamen çevre dostu dijital kıyafetlerde ise bu kirliliğin hiçbiri mevzubahis değil. Örneğin, dijital bir kumaşın üretimi için parça başına ortalama 3300 litre su tasarrufu yapılır. Bu da bir insanın 3,5 yıl boyunca her gün 2 litre su içmesine denk geliyor. Sürdürülebilirliğin yanı sıra yaratıcılık anlamında da sınırsız bir dünyanın kapılarını aralayan dijital moda, günlük hayatta giymeyi hayal dahi edemeyeceğiniz couture ve iddialı parçalara da görünürlük sağlıyor; hem de bütçenizi yormadan.



DRESSX


Yaptıkları araştırmanın sonucunda, gelişmiş ülkelerdeki müşterilerin %9’unun yeni kıyafet alma sebeplerinin başında sosyal medyada paylaşmak olduğunu fark eden Daria Shapovalova ve Natalia Modenova dijital moda platformu olan DressX’i 2020 yılında hayata geçirdi. Los Angeles merkezli start-up, modanın hayatımıza kattığı tutku ve hayranlığı paylaşsa da modada üretim ve tüketimin azalması hatta kökten değişmesi gerektiğine inanıyor. Bu fikirden hareketle kurdukları DressX, dünyanın çok markalı ilk dijital moda platformu. Pek çok açıdan bir web sitesinden alışveriş yapmaya benzer bir deneyim sunan DressX, sadece satın alma aşamasında farklılaşıyor. Seçiminizi tamamladıktan sonra ürünü size göndermek yerine sizden ürünü üzerinizde görmek istediğiniz fotoğrafınızı yollamanızı bekliyor. Fotoğrafı seçip, ödemenizi yaptıktan sonra kıyafetin fotoğrafa uygulanmış hali 1-2 gün içinde e-posta olarak size gönderiliyor. Son dönemde popülaritesi giderek artan DressX platformunda, Türkiye’den Sudi Etuz markasının göz alıcı parçaları da yer alıyor.


THE DEMATERIALISED


Web 3.0 teknolojisini dijital moda ekosistemiyle buluşturan The Dematerialised’ın kurucuları Marjorie Hernandez ve Karinna Nobbs. Henüz beta aşamasında olsa da oldukça gelecek vadeden platform, Lukso blok-zinciri tarafından destekleniyor. Burada tıpkı DressX’e benzer olarak müşteriler beğendikleri ürünleri ve kumaşları sanal alemde üç boyutlu olarak en ince detayına kadar inceleyip kendi fotoğrafları üzerinde eklentiler aracılığıyla deneyebiliyor. Ancak The Dematerialised bunu bir adım öteye taşıyarak satın alınan ürünleri NFT olarak kişinin cüzdanına tanımlıyor. Bu sayede müşteriler dilerse ürünü metaverse’de avatarına giydirebilme, başka dijital platformlarda sergileyebilme veya satabilme hakkına sahip oluyor. Böylelikle ürün fiziksel olarak giyilemese de sanal alemde farklı kullanım alanları buluyor. Kuruculardan Karinna Nobbs bu durumu şu şekilde açıklıyor: “Bu sektörde daha yapılacak çok şey var çünkü sektör çok yeni. Ancak dijital modanın ve NFT’lerin potansiyeli o kadar yüksek ki; geleneksel moda yeni trende yaklaşarak kendisini geliştirmek zorunda kalacak, bu da herkes için iyi olacak.”