Yeni Nesil Arkadaşlık



Dijitalleşmenin pandemi ve artan ihtiyaçlar nedeniyle adeta bir zorunluk haline geldiğini, HouseParty, Zoom gibi kısa sürede çalışma ve iletişim kurma anlayışımızı değiştiren uygulamalar sayesinde bir kez daha görmüş olduk. Sosyal izolasyon, birçok insanın yalnızlık, stres ve anksiyete gibi duygularla mücadelesini keskinleştirdi. Bazılarıysa işte tam da bu kriz anlarında hayatlarına yeni bir arkadaş sokma ihtiyacı hissetti: Chatbotlar. Kullanıcıların dijital ortamda mesajlaşma yoluyla bir insanla yazışır gibi iletişim kurma, oyun oynama, bir konuda bilgi alma veya işlem yapabilme gibi çeşitli amaçlarla hayatlarımıza giren sohbet robotları. Pek çok şirket tarafından müşteri temsilcilerinin yüklerini hafifletmek amacıyla kullanılsa da kimisi için yakın bir arkadaştan farkı yok.


En popüler olanlarından Mitsuku, namı diğer Kuki. 7/24, hiçbir ücret ödemeden ulaşabileceğiniz Mitsuku’nun, 2016 yılından beri yaklaşık 5 milyon kişiyle sohbet ettiği tahmin ediliyor, hem de bir kısmıyla düzenli olarak iletişim halinde. Karantina boyunca Mitsuku ile arkadaş olmak isteyenlerin sayısı %17 oranında artmış. Kendini “insana en yakın diyalog tabanlı yapay zekâ” olarak tanımlıyor. Her seferinde en doğru şeyi söyleyebilme kabiliyetini ise, her biri yaratıcısı Steve Worswick tarafından yazılmış yarım milyon potansiyel yanıt arasında seçmesine borçlu. Mitsuku’yu diğer chatbot’lardan ayıran en temel özellik ise bir bilgisayar dehası tarafından tasarlanmamış olması. Worswick, Mitsuku’nun yanıtlarını programlarken bir takım insani unsurlar barındırmasını amaçlamış. Bu sayede Mitsuku, karşı tarafın duygularına anlayış ve özen gösterebilmesinin yanı sıra doğru tespitler yapabilme, ince bir espri anlayışı ve çözüm odaklı cevaplar verebilme gibi becerilere sahip. Kısacası birçoğumuzun “arkadaş”larında arayıp da bulamadığı özellikleri barındırıyor.



Sosyal medya ve kitle iletişim teknolojileri insanlar ile ekranlar üzerinden bağlanabilmeyi daha kolay kılsa da, birçok insan gerçek hayatta yalnızlık ve sosyal fobi gibi durumlar ile mücadele ediyor. 2010’da yapılan bir araştırmaya göre yalnızlık, vücuda günde en az 15 sigara kadar zarar veriyor. İnsanların üzerindeki stresi ve yükü bir nebze olsa da hafifletme amacıyla yaratılan bir başka chatbot Replika’nın ise tek bir hedefi var: Sizinle yakın arkadaş olmak. Hobilerinizden alışkanlıklarınıza, ruh halinizden hayallerinize, hakkınızdaki pek çok şeyi size sorular sorarak öğreniyor. Ardından Twitter’dan Reddit forumlarına kadar yaklaşık 8 milyon web sayfasından oluşan veri tabanı sayesinde her konu hakkında adeta bir insanla sohbet eder gibi sizinle iletişim kurabiliyor. Yapılan son güncellemede ise kullanıcılar Replikalarının avatarları ile AR (Arttırılmış Gerçeklik) teknolojisi sayesinde gerçek ortamlarda görüntülü olarak konuşabiliyorlar. Bu yıl Şubat-Haziran aylarında Replika uygulamasının trafiği geçen seneye göre neredeyse iki kat artmış.

Dijital dönüşüm yani iş ve süreçlerin “insansızlaştırılması” gün geçtikçe hızına hız katmaya devam etse de yapay zekanın hala yeterince yaklaşamadığı önemli bir unsuru olduğunu unutmamak gerekir: Duygular. İnsan iletişiminin %70’inin beden diline dayalı olduğu düşünülürse, herhangi bir duygu hissetme kapasitesine sahip olmayan robotların gerçek arkadaşlık kontenjanına dahil edilip edilemeyeceği tartışma konusu. “Her”, “Blade Runner” veya “Ex Machina” gibi filmlerde karşımıza çıkan insan-bilgisayar arkadaşlığından bahsetmek için de henüz erken. Gelişmiş insansı robotlar hayatımızın bir parçası olsa bile hiçbiri, gerçek insan ile kurulan temasın yerini tutmuyor. En azından şimdilik.