Less is More

Her yeni yılın başında kendimizin en iyi versiyonunu bulmak adına radikal kararlar alıp mucize yaratacak o formülü bulduğumuzu zannediyoruz. Meditasyonlar, hobiler, bir haftada üç kilo verdiren diyetler. Her defasında, sizi ne bir adım ileri ne de geri götüren bu yeni rutinler sona erdiğinde kendinizi ‘nerede hata yaptım ben?’ diye sorgularken buluyorsanız, belki de hayatınıza eklemeniz değil çıkartmanız gereken şeyler vardır.


Minimalism


Alman mimar Ludwig Mies van der Rohe ‘less is more’ yani ‘az çoktur’ kavramını, o zamanlar yaygın olan, tasarımların karmaşık olduğu kadar sanatsal olabileceği yanılgısını göstermek adına dile getirdi. Modernizm akımına baş kaldıran bu kavram, zamanla sanat dünyasını aşıp bir yaşam felsefesi haline geldi. İçinde bulunduğumuz çağ tüketim çılgınlığında öyle bir raddeye geldi ki sahip olduğumuz şeyler kadar mutlu olabileceğimiz fikrine kapıldık. Hal böyleyken hayatımızdan çıkartmamız gerekenleri göz ardı edip hep daha fazlasını arzu etmeye başladık.


2022’de yapılacaklar listeniz bir kenarda dursun, gelin neleri 2021’de bırakmamız gerektiğine bakalım:


Euphoria


TOKSİK İLİŞKİLER


Ruh eşinizi bulduğunuza inanıyorsunuz ama yolunda gitmeyen bir şeyler mi var? Belki benziyordur ama aradığınız o değildir. Gideceğiniz rotaya yaklaşmanız vardığınız anlamına gelmez. Geri dönmek için henüz geç değil. Unutmayın, sevgi birbirinizi beslemek için var zehirlemek için değil!


Gossip Girl


SÜRESİ DOLMUŞ ARKADAŞLIKLAR


Bir zamanlar yapbozun diğer parçası gibi sizi tamamladığına inandığınız dostlarınız artık örüntüyü bozuyor olabilir. Ne yazık ki, o parçaların aksine biz hep değişiyor ve şekil değiştiriyoruz. Hayat, kendinizi ait hissetmediğiniz ortamlarda vakit kaybetmek için çok kısa…


Gia


KENDİNİZİ SEVMEMEK


İnstagram filtreleri hayatımıza girdiğinden beri aynadaki yüzümüzle yabancılaştık. Eğer siz de zaman zaman kendinizi eksik veya kusurlu hissediyorsanız ‘Gia’ filmindeki şu repliği hatırlayın:

“Hayat bu, cennet değil. Mükemmel olman gerekmez.”

Black Mirror


SOSYAL MEDYA


Geçtiğimiz iki sene fiziksel mesafelerimizi, dijital yakınlığa dönüştürdü. Ekran bağımlılığı kolay bırakılacak bir alışkanlık olmasa da eve sığdırdığımız hayatlarımızı dışarıya çıkarmanın vakti geldi. Instagram Reels’ da vakit öldürmeyi, arkadaşlarınızla buluşup sohbet etmeye tercih ettiğiniz zamanlarda neler kaçırdığınızı hatırlayın.


How I Met Your Mother


FAZLALIKLAR


Belki bir gün kullanırım diyerek evinizde bir köşede varlığını bile unuttuğunuz eşyalardan kurtulmanın vakti gelmedi mi? Giymediğiniz kıyafetler, kullanmadığınız kozmetik yığınları, gereksiz objeler farkında olmasanız da size büyük bir yük oluyor. Bu fazlalıklardan arındığınızda ne kadar hafiflediğinizi göreceksiniz. Feng Shui diye bir şey var!


13 Reasons Why


KAYGILAR


Kaygı, stresli durumlarla karşılaşınca verdiğimiz doğal bir tepki. Tabii dozunda olduğu sürece. Düşünceleriniz zihninizi ele geçirdiğinde oradan çıkmaya çalışmayın. Bu boşa bir çaba olacaktır çünkü zaten içinde değilsiniz. 20. yüzyılın en büyük düşünürlerinden biri olarak görülen Osho, düşünceleri gölgeye benzetir ve der ki: ‘Onun yalnızca gölge olduğunu ve peşinde aslında kimse olmadığını gördüğün anda, ondan zaten kurtulmuşsundur.

After Life


BAHANELER


‘Yapacağım ama…’ diye başlayan cümlelerinizi de 2021’de bırakın. Hiçbir zaman, harekete geçmek için tam olarak hazır hissetmeyeceksiniz. Bu pazartesi, önümüzdeki ay, yeni yıl size mucizeler getirmeyecek. Onları sadece kendiniz yaratabilirsiniz. Harekete geçmek için ‘o’ günü beklemeyi bırakın çünkü her ne kadar klişe olsa da bugün, kalan hayatınızın ilk günü. Bu yıl sevdiniz, nefret ettiniz yeni dostlar ve düşmanlar edindiniz. Farkında olsanız da olmasanız da bu devam edecek. Ama bunun üzerinde derin derin düşünürseniz şu anı kaçırmış olursunuz. Her anın farkında olarak tadını çıkardığınız bir yıl dileğiyle…