Modaya Yön Verenler Şansım Adalı & Eda Gürkaynak



Türk modasında çığır açan iki kadın... Kurulduğu ilk günden beri modayı yüksek bir inovasyon ve artistik görsel bütünlüğüyle ele alan Sudi Etuz markasının yaratıcısı Şansım Adalı, sürdürülebilir bir gelecek için alternatif döngüsel bir moda hareketi olmayı hedefleyen ikinci el lüks moda platformu OriginalSeconds’ın kurucusu Eda Gürkaynak’la buluştu ve ortaya bu renkli kareler çıktı.


Ayakkabı / Shoes: Versace, Beymen

Küpe / Earrings: Begüm Khan


Defilelerinde VR teknolojisini kullanan Türkiye’deki ilk tasarımcısınız. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden ve bunu markasına adapte eden biri olarak modanın dijitalleşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?


İlk VR çalışmalarımızla aslında bir bu duruma çok önceden hazırdık. Açıkçası bu gelişmeler tekstil ve moda sektörünün büyük bir devrime ihtiyaç duyduğunun pandemiyle birlikte anlaşılmasının bir yansıması diyebilirim. Milyonlarca adetli üretimler, depolarda bekleyen ürünler, dev tedarik zincirleri... Bunların hepsinin bir noktada kısır ve çözümsüz kalabileceğini gördük. “Bu durumu nasıl iyileştirebiliriz” diye sorduğumuzda, çözümü teknoloji ve dijitalde bulduk. Tasarımlar fiziksel numuneler yerine dijital olarak hazırlanmaya, böylelikle kumaş fireleri yavaş yavaş ortadan kalkmaya başladı. Sunumların büyük organizasyonlar yerine kısa sürelere verimli olarak sığdırılabildiğini, bu adımlarla karbon ayak izinin de ne denli azaltılabileceğini görmeye başladık.


Dijital kıyafetler, doğa dostu olması ve daha az kaynak kullanması açısından sürdürebilirliğe katkı sağlasa da sosyal medyayla ivme kazanan hızlı tüketim anlayışını daha da hızlandırması ve sanallığın tam anlamıyla gerçekliğin yerini tutamayacağı açısından da eleştiriliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?


Sanal gerçeklik dediğimiz durum aslında salt gerçekmiş. Bizler de bunun farkına varmaya başladık ve hayatlarımızda uygulamaya geçtik. İlerleyen dönemlerde büyük operasyonlar yerini daha minimal, sonuç odaklı çalışmalara, dünyanın her yerinden müdahale edilebilecek formatlara bırakacak. Yaşadığımız ya da yaşadığımızı sandığımız sanal içeriklerin gerçeğe tamamen dönme noktasında buna hazır olmak çok önemli. 3D koleksiyon parçalarını fiziksel bir kumaştan ayırmak artık çok güç; bir insanın üzerinde nasıl duracağını her açıdan görebiliyor, giymeden deneyimleyebiliyoruz. Bu, dünya için büyük bir umut. Tekstil ve moda endüstrisinin kalıcı zararlarını en aza indirgemek için büyük uğraşlar vermemiz gerekiyor. Dev prodüksiyonların birkaç dakikalık video formatıyla tüm dünyaya birer maille ulaşabilmesi, tasarımlarımızın ulaşılabilirliğini çok etkili şekilde artırdı. Aynı zamanda büyük defile organizasyonlarındaki masraflar, atıklar, uçuşlar, bu süreçlerde doğan zararların minimuma inmesi mutluluk verici gelişmeler oldu. Tabii ki fiziksel bir performans, o anda farklı insanlarla tek bir enerji yoğunluğunda buluşma deneyimi paha biçilemez, ancak buna devam edebilmek için bir dur noktası gerekiyordu. Tüm markalar da bunu deneyimledi, artık gelecek çok daha zararsız olacak. Umarım...


Metaverse, NFT, AI influencer’lar, VR defileler derken her şeyin hızla evrilmesi, ciddi bir dönüşüme ihtiyaç duyan moda sektörü için yeni keşif alanları sundu. Bunlar arasında en çok beğendiğiniz marka ve uygulama hangisi?


Çok yakında piyasaya çıkacak, Şubat 2021’de kullanıcılarla buluşturduğumuz lifestyle astrolog SUI-D karakterimizin yapay zekâ destekli, kullanıcılarla iletişim kurabileceği mobil uygulamamız. Aynı zamanda uygulama olarak değil ama bir artist olarak Hirokazu Yokohara, Horizon Metaverse. Ve elbette son iki koleksiyonda birlikte çalıştığımız dressX müthiş bir platform; 3D kıyafetlerin en son teknolojiye uygun satışını gerçekleştiriyoruz. Oyun ve metaverse dünyasında tasarımlarımızın kullanılması öylesine heyecan verici ki...


“SANAL GERÇEKLİK DEDİĞİMİZ DURUM ASLINDA SALT GERÇEKMİŞ. BİZLER DE BUNUN FARKINA VARMAYA BAŞLADIK VE HAYATLARIMIZDA UYGULAMAYA GEÇTİK. TEKSTİL VE MODA ENDÜSTRİSİNİN KALICI ZARARLARINI EN AZA İNDİRGEMEK İÇİN BÜYÜK UĞRAŞLAR VERMEMİZ GEREKİYOR.”


Küpe / Earrings: Begüm Khan


Peki Sudi Etuz’u önümüzdeki dönemlerde ne gibi dijital dönüşüm projelerinde göreceğiz?


Büyük bir ekiple bir yıldır üzerinde çalıştığımız mobil uygulamamız çok yakında geliyor. Ayrıca büyük bir işbirliği de bu bahar lanse edilecek. Biz 100% dönüştük diyebilirim; 4 sezondur buna çalışıyorduk, artık yarattığımız her şeyi dijitalde de yaratabiliyoruz. Kıyafetten, konuşmaya, defileden fiziksel bir anın yakalanmasına kadar...


Kişisel ifadenin adeta bir para birimi, tasarımın da bir ifade biçimi olduğunu artık herkes biliyor. Sudi Etuz kurulduğu günden beri özgür, yenilikçi ve cinsiyetsiz olmayı başarmış bir marka. Moda dünyasının da artık ifade olarak daha kapsayıcı ve estetik önyargılardan arınmış olduğunu düşünüyor musunuz?


Kesinlikle. Özellikle akışkan cinsiyet kavramının modaya dahil olmasıyla, soyut sanatın farklı ifade biçimleriyle buluşmasıyla, moda ve her sektör çok daha rafine hale geldi.


2022 İlkbahar/Yaz koleksiyonunuzun ilham kaynakları neler?


Bu sezon, “Dalyan” koleksiyonumu babama ithaf ettim. Aslında ilham kaynağım markamın isminde gizli. 19. yüzyılın sonunda Suriye’den Adana’ya göç eden aileme verilen “Sudi” soyadıyla başlayan hikâye, atalarımın Dalyan’da bir balık çiftliği kurmasıyla devam ediyor. Adana’nın muhteşem lagünlerine yerleşerek, nesilden nesle devam ettirdiğimiz balık çiftliğinde büyüdüm. Koleksiyona; oradaki çocukluk hayallerimi, denizle birlikte gelen sualtı düşlerimi ve büyüdüğüm doğanın tarihi miras olarak korunan yapısını yansıtmak istedim.


Bundan sonra sadece tek bir materyalle çalışarak koleksiyon tasarlamak zorunda kalsanız hangi materyali seçerdiniz?


Recycle ya da upcycle denimler. Muhteşem!


Küpe / Earrings: Editöre ait / Editor's own


İkinci el lüks giyim henüz popüler bile değilken anneniz OriginalSeconds’ı kurdu. Daha sonra ablanızla beraber bu projenin bir parçası oldunuz. Bu konsept nasıl ortaya çıktı?


OriginalSeconds, annem ve teyzemin New York’taki ikinci el dükkanlardan ilham alarak 15 yıl önce kurduğu bir marka. Arkadaşlarıyla başladıkları bu serüvende zaman içerisinde büyüyüp farklı e-ticaret platformlarından da satışa başlamışlar. Ben New York’ta finans/teknoloji alanındaki start-up’larda çalıştım. Türkiye’ye geldiğimde tecrübelerimi her zaman ilgim olan modayla birleştirip OriginalSeconds’ı büyütmeye ve daha teknolojik bir hale getirmeye karar verdim. Küçük bir yatırım aldım, bir takım oluşturdum, şirketi yeniden markalaştırdım, teknolojisini geliştirdim ve websitemizi baştan yarattım. Yeni bir yatırım turuna hazırlanıyoruz ve yakında daha büyük adımlar atacağız.


Tüketimin oldukça hızlandığı günümüzde aslında lüks markaların tasarımlarına ikinci bir şans vererek ömürlerini uzatıyor ve sürdürülebilir modaya katkı sağlıyorsunuz. Bunun yanında işinizin hangi yanları sizi motive ediyor?


OriginalSeconds 15 yıldır hayatımda olan, stilimle ve benimle bütünleşmiş olduğunu düşündüğüm bir marka. İsmimle eşleşmiş olan bir şirketi yönetmek benim için çok büyük bir motivasyon. OriginalSeconds sayesinde hem bütçemin dışında olan ürünlere hem de eşsiz parçalara erişimim var. Bu sayede daha özgün bir tarz oluşturabildiğimi düşünüyorum. Modayı hem çevresel hem de bütçesel anlamda sürdürülebilir kılmak en büyük motivasyonum.





Bot / Boots: Editöre ait / Editor's own

Ayakkabı / Shoes: The Attico, Beymen

Yüzük / Ring: Başak Baykal Jewelry


Dijital modada ikinci el gibi bir konseptten bahsetmek henüz çok erken olsa da OriginalSeconds dijital dönüşüm konusunda ne gibi adımlar atmayı planlıyor?


OriginalSeconds ile NFT dünyasına adım atmak için neler yapabileceğimizi biraz araştırdım. Ancak NFT dünyası henüz çok düzensiz ve bir sanatın değerli olması için yaratıcısının, sanatçının kendisi olması gerekiyor. Bu nedenle elimizdeki ikinci el ürünlerin NFT dünyasındaki haklarına biz sahip değiliz. Metaverse’de yapabileceklerimiz adına kulaklarımız açık olsa da henüz bir adım atmıyoruz. Ancak ikinci el ürünleri fiyatlandırma, ne kadar/kimin tarafından istenileceğini belirleme, kullanıcılara özelleştirilmiş bir deneyim sunma, tavsiye algoritmaları yaratma, satıcıları ve alıcıları en optimum şekilde bir araya getirme gibi işlemler için yapay zekadan faydalanıyor olacağız. Bu iki disiplinin birleşimi, beni hem bireysel hem de kurumsal açıdan oldukça heyecanlandırıyor. İkinci el felsefesini daha güncel bir dille, güncel alışkanlıklarımıza uygun bir formata taşımak ve bunun benim ailemdeki gibi nesilden nesle aktarılan bir kültür olmasını sağlamak benim için çok kıymetli.


Hasarlı ve satılamayan ürünleri dönüştürdüğünüz upcycled ürün grubunuz da mevcut. Üstelik elde edilen gelirin tamamını Yuvam Dünya Derneği’ne bağışlıyorsunuz. Bu projeyi hayata geçirmeye nasıl karar verdiniz?


Cekette markasının kurucusu Lal, yakın arkadaşım. Kuruluş aşamasında yapmış olduğu hatalı bir seri üretim sonrasında elinde çok fazla üretim fazlası malzeme kaldı. Bir beyin fırtınası sırasında, OriginalSeconds’taki hasarlı veya Cekette’nin üretim fazlası malzemeleri ile ileri dönüştürmeye karar verdik. Projemizin amacı kalitesini korumuş ürünlerin yaşam döngülerini uzatmak ve sürdürülebilir modaya katkı sağlayarak farkındalık yaratmaktı. Bu nedenle gelirlerin Yuvam Dünya Derneği’ne bağışlanmasının projemizi tamamlayacağını düşündük. Upcycle serilerini farklı yerel markalarla devam ettireceğiz. Bir sonraki koleksiyonumuz için beyin fırtınalarımız başladı bile!


Küpe / Earrings: Başak Baykal Jewelry


Şu günlerde en çok nelerden ilham alıyorsunuz?


İnsanları seven ve onlardan beslenen biriyim. Bence bu dünyadaki en ilham veren şey, bir insanın kendini keşfetmesi ve kendi mutluluğunu yaratabilmesi. Bu tarz insanlarla tanıştığımda, hikayelerini dinliyor ve sosyal medyadan #ilhamverenlerbyEda etiketiyle paylaşıyorum. İlham vermenin temelinde insanları anlamak olduğuna inanıyorum. Hayatın içerisindeki her küçük anın değerini bilmek önemli; bunları paylaşabilmek ise daha da önemli. Geçen gün Bebek sahilinde kendi balığını tutan, hemen o anda pişiren, birasını açıp boğaza karşı ekmek arası balık yiyen amcalarla karşılaştım. Hemen aralarına oturdum, muhabbetlerine katıldım. Her hafta sonu, sabahları burada kahvaltı edip akşamüstleri balık pişirip yiyorlarmış. Bu bile bana hayattaki basit mutluluklar hakkında çok ilham verdi. Bu ve bunun gibi anları toplamayı, paylaşmayı önemsiyorum.


Ayakkabı / Shoes: Fangitalyofficial


 

Genel Yayın Yönetmeni/Editor in Chief: İrem Bakic & Selim Can Çelik

Online İçerik Yöneticisi/Digital Content Manager: Gökhan Oğuz Ünal

Fotoğraf/Photography: Memet Erol

Fotoğraf Asistanları/Photography Assistants: Melis Albayrak & Furkan Kumas & Çağdaş Sezgin

Styling: İbrahim Duman

Styling Asistanı/Styling Assistant: Vedat Esendere

Saç/Hair: Ferit Belli

Makyaj/Makeup: Özge Taş Özmen

Prodüksiyon/Production: Müge Sarıoğlu

Prodüksiyon Asistanları/Production Assistants: Merve Ünal