X Media Art Museum

Türkiye’de alanında ilk olan X Media Art Museum kapsayıcı, interaktif, disiplinlerarası sanat üretimleriyle, seyircisini sanatının bir parçası yapan deneyimleri sergilerken aynı zamanda müzede eğitim, atölye ve üretim çalışmaları da düzenliyor. Çocuklar için de eğitim programları organize eden ‘XMAM’, sanat ve teknolojiyi herkesin hayatına dahil eden çalışmalar üretiyor.


Müzenin kurucularından Mert Fırat XMAM'ı şu şekilde ifade ediyor:

Artık dünyanın değiştiğini ve başka bir yere doğru gittiğine şahit oluyoruz. Eserler yalnızca tek kişinin değil, birçok kişiye ait. Ve iyi ki bu düşünceye doğru giden bir çağda yaşıyoruz. XMAM’da seyirci müzenin bir parçası oluyor. Hem fiziksel hem de duygusal olarak dahil oluyor. XMAM’ın ilk sergisi, 500 yılı aşkın kültürel ve sanatsal mirası olan veriyi izleyici ile buluşturuyor. Biz bu sanatı daha da araştırmaya ve geliştirmeye devam edeceğiz.


25 dakikalık seanslardan oluşan sergide, Mert Fırat'ın tanıdık sesi, tavandan zemine kayan görüntüler ile birleşerek sizi adeta içine çekiyor ve kendinizi bir hikayenin içinde buluyorsunuz. Rönesans ile başlayan yolculuk, günümüze kadar uzanıyor. Aynı zamanda sergi boyunca size, Mercan Dede'nin müzikleri eşlik ediyor. Bu muhteşem deneyimi yaşamanızı tavsiye ediyor ve sizi müzenin direktörü Esra Özkan ile gerçekleştirdiğimiz röportajla baş başa bırakıyoruz:


Dijital sanat, gerçek sanat mıdır tartışmalarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?


‘Gerçek’ ve ‘gerçeklik’ kelimelerinin tanımlarına nasıl anlamlar yüklediğinize bağlı olarak değişkenlik gösteren bir tartışma diyebilirim. Tartışmayı hangi kavramsal çerçeve üzerinden ele aldığınız da önemli; post-truth olarak mı yoksa post-dijital üzerinden getirdiğiniz eleştiriler ile değişir. Modern sanat, geleneksel sanatlar, çağdaş sanatlar alanında üretiyor ve buradaki deneyimlerinizle ilerliyorsanız, gerçek algısı biraz daha farklı çünkü fiziksel dünya ile dijital dünya arasında bağ kurma gereksinimini hissetmiyor olabilirsiniz. Bunun bir sonucu olarak fiziksel dünyada nesne ve öznenin karşılığını aradığınız için gerçeklik konusunu somut olarak da tartışabilirsiniz. Dijital sanatlar gerçek ve gerçeklik bağımsız tartışmalarının ötesinde sınırları olmayan ve sınırlar koymadan farklı disiplinler ve alanlarla bağ kuran bir sanat alanı. Disiplinler ötesi ve disiplinlerarası sanat üretimlerinde de fiziksel dünya ve dijital dünya arasında bağ kurarak yeni gerçeklikler ortaya koyar veya gerçeklik algınızı manipüle eder. Dolasıyla bence dijital sanat gerçek kelimesinin anlamını bugünün dili ile yeniden tanımlamaya çalışır.


Eserlerin NFT’lenmesi ve pazara çıkarılmasını planlıyor musunuz?

Evet, müzenin planları arasında NFT üzerine gerçekleştirilecek sergiler ve içerikler yer alıyor. Yakın zamanda yeni pazar yerleri ile işbirliklerimizi duyuruyor olacağız.


Müzede sergilenen ünlü ressamların eserleri hangileri?


Müzemizin ilk sergisi, Ouchhh tarafından hazırlanan ‘Leonardo Da Vinci: Yapay Zekâ Işığın Bilgeliği’ başlığını taşıyor. ‘CERN’den NASA’ya İnsanlık ve Metaverse’ sergimiz 30 Ocak’ta ziyaretçilere açıldı. Sergi, sanat tarihinin verileri kullanılarak oluşturuldu. Leonardo Da Vinci’nin çizimleriyle başlayan ve üç boyutlu modellemesi ile devam eden sergide veri tabanı olarak sanatçının icatları, makine çizimleri ve eskizleri kullanılıyor. Sanat tarihi verileri ve Leonardo Da Vinci’nin bilgilerinin yapay zekaya öğretilmesiyle elde edilen çıktılar, 15 milyar fırça darbesiyle partikül olarak soyut estetik bir dilde tüm mekânda karşılık buluyor. Aynı zamanda Michelangelo, Raphael ve Boticelli tarafından yapılan sanat tarihinin ünlü başyapıtlarının verileri ve çıktıları da serginin girişinde yer alıyor. Nasa, Cern’deki çıktılarla zenginleştirilen serginin ilk bölümünün müziği Ludovico Einaudi ve Mercan Dede’ye ait.


İnteraktif sanatın avantajları neler?


Seyircisini sanatın bir parçası yapması, seyircinin korkusuzca dahil olması ve ilk soruda sorduğunuz gerçeklik algısıyla oynaması, bence interaktif sanatların en görünür özellikleri arasında yer alıyor.

Müzenin sanat anlayışını özetler misiniz?


Kapsayıcı, interaktif, disiplinlerarası sanat üretimleriyle, seyircisini sanatının bir parçası yapan eserlere ev sahipliği yapıyoruz. Alanında profesyoneller, genç sanatçılar, akademisyenler, mühendisler kısacası bu alanın tüm paydaşlarıyla birlikte bilgi üretmeye ve bu alanı geliştirme hedefindeyiz. Aynı zamanda müze olarak, toplumsal cinsiyet eşitliği, dijital sanatların arşivi, yeşil enerji kullanımı gibi uzun soluklu araştırmalara da ev sahipliği yapıyoruz. Ayrıca, dijital sanatlar ve yeni medya alanlarına yoğunlaşan yaratıcı endüstriler ve kültür-sanatın diğer paydaşlarıyla da uluslararası ve yerel işbirlikleri de yapıyor olacağız.


Müzedeki eğitim, atölye ve üretim çalışmalarından biraz bahseder misiniz?


Müzede dijital sanatlar ve yeni medya özelinde içerik olarak program ve yazılım üzerine eğitimler planlıyoruz. Üretim çalışmalarında; farklı sanatçıların yeni eserleri, içerikleri önümüzdeki aylarda sergileniyor olacak. Ek olarak, üretimi sadece eser olarak değil araştırma ve farkındalık geliştirme projeleri olarak planlıyoruz. İzleyicileri, yıl boyunca farklı projelerin de parçası olabilmelerini sağlama hedefindeyiz.


Dijital sanatın, geleneksel sanattan en büyük farkı sizce nedir?


En bilinen ve görülen hali ile sanatçının kendini ifade etme şeklinin değişmiş olması, ele alınan konuların farklılaşması ve ele alınan konunun üretim süreci de eserin sunulmasından daha önemli diyebilirim. İnsan-makine, insan-doğa birlikteliğinden doğan eserlerin de geleneksel sanatlardan farklı olarak karşımıza çıktığını da söyleyebilirim. Bir başka açıdan da çok sesli olması yani tek bir sanatçısının olmaması, farklı alanlardan gelen kişi veya gruplarla üretilmesi; sınırları olmaması, sınırlar inşa etmemesi ve günümüzün dilini oluşturması en büyük farklardan.


Bu alanda yapmayı planladığınız yeni projeler var mı?


XMAM düzenli olarak panel ve konuşmalara ev sahipliği yapacak. Bu konuşmaların genel kapsamları ise dijital sanatların alt başlıkları, felsefe ve teknoloji, bilim ve sanat, sürdürülebilirlik gibi konular olacak. Bu sayede yeni perspektiflerin ortaya çıkması hedefleniyor. Haziran ayında ‘TodaysArt’ festivaline ev sahipliği yaparak yerli ve yabancı sanatçıları ağırlıyor olacağız. Festivalin performans ve konuşmaları 3 gün boyunca DasDas ve XMAM’da, Haziran sonunda ise şehrin farklı yerlerinde görülebilir.